İzmir’de karakolda dayak davasında görevsizlik

İzmir'de karakolda dayak davasında görevsizlik

İzmir’de Kadriye Cengiz’in polisler tarafından dövülmesi konusunda İzmir 17′nci Sulh Ceza Mahkemesi ilk duruşmada görevsizlik kararı verdi.

Mahkeme, 4 polisin yargılandığı davanın Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verip, ilk duruşmayı jet hızıyla sonlandırdı.

Okumaya devam et

Bakan’dan Sarıkaya’ya incelemeye yeşil ışık

Bakan'dan Sarıkaya'ya incelemeye yeşil ışık

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, HSYK’nın MİT mensuplarını ifadeye çağıran Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya hakkında başlattığı incelemeye izin verebileceğini bildirdi.

TBMM Adalet Komisyonunda, gazetecilerin, HSYK’nın Cumhuriyet Savcısı Sarıkaya hakkında başlattığı incelemeye izin verip vermeyeceğine ilişkin sorusuna, ”3. Daire’nin bugüne kadar yapmış olduğu değerlendirmelere genel itibariyle katıldık. Çok aykırı bir şey yoksa, bugüne kadarki inceleme ve soruşturma kararlarının tümüne onay vermiş durumdayım. Buna vermemem için özel bir sebep yoksa, buna da vereceğim demektir” karşılığını verdi.

Ergin, ”Talebi incelediniz mi?” sorusuna ise yanıt vermedi.

Okumaya devam et

Kasım ayı işsizlik rakamları açıklandı

Kasım ayı işsizlik rakamları açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik oranının, 2011 yılının Kasım döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,9 puan azalarak, yüzde 9,1 seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi.

Kasım’da, Türkiye’deki işsiz sayısı 2 milyon 429 bin kişi, istihdam edilenlerin sayısı da 24 milyon 267 bin kişi oldu.

Okumaya devam et

Suriye’de referandum tarihi belli oldu

Suriye'de referandum tarihi belli oldu

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, yeni anayasa ile ilgili referandumun 26 Şubat’ta yapılmasına dair kararname çıkardı.

Resmi haber ajansı SANA, Esad’ın konuyla ilgili 85 no’lu kararname yayınladığını duyurdu.

Okumaya devam et

Karayılan: 9 değil 16-17 yaşındakileri alıyoruz

Karayılan: 9 değil 16-17 yaşındakileri alıyoruz

PKK yöneticilerinden Murat Karayılan ANF’deki açıklamasında, son dönemlerde dillendirilen “örgüt 9 yaşındaki çocukları alıyor” biçimindeki suçlamalara karşılık verdi. Karayılan bu konuda, “9 yaşındaki çocukların bile örgüte alındığını belirtmesi de doğru değildir. Bu konuda Başbakan da bir hafta önceki bir konuşmasında üç bin civarında çocuk yaşta kişiyi savaşa aldığımızı ifade ederek, bizi suçlayan bir konuşma yapmıştı” hatırlatması yaptı.

PKK BM İLE PROTOKOL MÜ İMZALADI?

Karayılan şöyle devam etti: “Yine bu hususları takip eden BM paralelinde çalışan uluslararası kurumlar vardır. Hemen belirteyim ki, HPG bir ay kadar önce savaşa alınacak savaşçı yaşıyla ilgili bu uluslararası kurumlardan birisiyle bir protokol de imzalamıştır. Belki de Türk devleti bundan haberdar olduğu için bugünlerde hem Başbakan hem de Nihat Ali Özcan böyle yaşla ilgili özellikle vurgular yapmaktadırlar. Doğrudur, bize küçük yaşta katılımlar da olmaktadır. Ama dokuz yaşındaki çocuklar değil. Küçük yaş dediğimiz, 16-17 yaşlarındaki gençlerdir. Ancak biz bu yaşlardaki gençleri savaşa sokmamaktayız. Bir kere gelmiş oldukları için biz çoğunu geri gönderme imkanını bulamamaktayız. Dolayısıyla ortamımızda geri cephelerde onları eğiterek, ideolojik, siyasi, kültürel eğitimlerle geleceğe hazırlamaya çalışmaktayız. Böyle bir gerçek var ama onların belirttiği gibi dokuz, on, on dört yaşındakiler yoktur, bu doğru değildir.”

“ÇOCUKLARIN YAŞLARINI KÜÇÜK YAZDIRIRLAR”

Çocukların yaşlarının küçük yazdırıldığını belirten Karayılan: “Belki şuna bakarak, sonuca gidiyor olabilirler, bilemiyorum; yani nüfus kayıtlarındaki yaş durumuna bakıyorlar. Şimdi Kürdistan’da herkes askere geç gitmek için ya da başka nedenlerden dolayı genellikle çocuklarının yaşlarını küçük yazdırırlar; genellikle zamanında yazdırmazlar, sonradan yazdırırlar ve küçük yazdırırlar. Eğer buna dayanarak belirtiyorlarsa bilemem. Fakat genelde bu konuda doğru olmayan şeyler ortaya atılmaktadır.” ifadelerine yer verdi.

‘ÖLME, ÖLDÜRME STANDARTLARINA UYGUN’

Murat Karayılan ayrıca, “Bizim savaşçı yapımız bellidir. İsteyen gelip, görebilir. Yaş standardı uluslararası standartlara uygundur. Özellikle savaş cephesinde yer alanların bu konudaki standartlara uygunluğu kesindir. Belki geri cephelerde, eğitim ortamlarında tutulan ve 18 yaşın altındaki bir kesim savaşçı olsa da esas olarak biz bu konuda uluslararası normlara uymayı taahhüt eden bir hareketiz” dedi.

Okumaya devam et

Mahkeme Başkanı Tuğamiral’i düzgün otur diye uyardı

Mahkeme Başkanı Tuğamiral'i düzgün otur diye uyardı

Muvazzaf, emekli askerler ve TUBİTAK görevlilerinin yargılandığı Askeri Casusluk ve Şantaj davası Mahkeme Başkanı Metin Özçelik ile tutuklu sanık Tuğamiral Şafak Yürekli arasında yaşanan gerginlikle başladı.

Mahkeme Başkanı, duruşmaya katılanların isimlerini tutanağa yazdırırken Şafak Yürekli’nin bacak bacak üstüne attığını fark etti.

‘DÜZGÜN OTURUN’

Başkan Özçelik’in, “Lütfen düzgün oturun” diye uyardığı Yürekli, “Dosya düşüyor, onu tutmak için böyle oturuyorum” dedi.

Yürekli, daha sonra, “Başkanım, ‘düzgün oturun’ diyorsunuz ama siz uyardığınızda zaten bacağımı indirmiştim” diye tepki gösterdi.

Mahkeme Başkanı da, “Ben sizi görünce uyardım. Siz de mazeretini söylediniz. Ben de ‘tamam’ dedim” diyerek konuyu kapattı.

Duruşmada daha sonra müşteki Sevgi Şenyurt dinlendi. Şenyurt, soruşturma sırasında verdiği ifadede şikayetçi olduğunu ancak şu an şikayetinden vazgeçtiğini söyledi. Duruşma, tutuksuz sanık Tuna Erol’un savunması ile devam ediyor.

Okumaya devam et

Bekir Bozdağ’a canlı yayında cemaat sorusu

Bekir Bozdağ'a canlı yayında cemaat sorusu

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, AK Parti ile Gülen cemaati arasındaki kavga iddialarına, AK Parti’nin herkesle kavgalı gösterilmeye çalışıldığı, 75 milyon insanı bir gördükleri cevabını verdi. MİT yasa teklifi eleştirilerine de yanıt veren Bozdağ, özel yetkili mahkemeler için “Olmazsa olmaz değil, ihtiyaç ortadan kalktığında bu mahkemeler kaldırılacak” dedi.

CNNTürk Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye’nin son günlerde en çok konuşulan cemaat, MİT, yargı ve hükümet denklemiyle ilgili sorulara cevap verdi.

YARGIDA-POLİSTE CEMAAT YAPILANMASI VAR MI?

Devletin organları arasında bir çatışma yaşanıyor izlenimi verilmek istendiğini savunan Bozdağ, Hande Fırat’ın açık açık sorduğu ‘polis ve yargıda cemaat yapılanması var mı’ sorusuna şöyle cevap verdi;

‘BÖYLE BİR ŞEY SÖZ KONUSU OLAMAZ’

“Hayır, böyle bir şey olabilir mi? Bizim devlette görev alanları şuna buna göre tasnif etmemiz söz konusu olabilir mi? Vatandaşların devlete girişinin yasal durumu bellidir. Bugün atama için KPSS sınavı yapılıyor. Ne benim ne de başkasının müdahalesi söz konusu olabilir. Biz olaya liyakat ve başarı noktasından bakıyoruz”

İşte Bozdağ’ın canlı yayındaki o sözleri

Okumaya devam et

İran’dan nükleer program açıklaması

İran'dan nükleer program açıklaması

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad geçtiğimiz cumartesi günü nükleer programıyla ilgili yakında bomba açıklamalar yapacağını söylemişti.

Ahmedinejad’ın belirttiği bomba açıklamalar bugün yarı resmi haber ajansı ISNA’dan geldi. ISNA, Tahran Nükleer Araştırma Reaktörü’nde İran yapımı ilk nükleer yakıt çubuklarının kullanılmaya başlayacağını duyurdu.

İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreter yardımcısı Ali Bageri, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın da hazır bulunacağı bir törenle İran yapımı ilk nükleer yakıt çubuklarının Tahran Nükleer Araştırma Reaktörü’de kullanılmaya başlanacağını söyledi.

DÖRDÜNCÜ NESİL SANTRİFÜJ

İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreter yardımcısı Ali Bageri, ayrıca dördüncü nesil uranyum zenginleştirme santrifüjlerini de bugün tanıtacaklarını belirtti. Bageri, yeni nesil santrifüjlerin yüksek hız ve kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.

Bageri, İran’ın nükleer programıyla ilgili de AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’a bugün bir mektup yazacaklarını söyledi.

TEST ETTİĞİNİ GEÇEN AY DUYURMUŞTU

İran geçtimiz ay yaptığı açıklamada kendi yapımı ilk yakıt çubuklarını üreterek başarıyla test ettiğini açıklamıştı. Tahran, uluslararası yaptırımların yakıt çubuklarını yabancı piyasalardan almasına yasak getirmesi nedeniyle nükleer yakıt çubuklarını üretmek zorunda kaldığını belirtmişti.

Okumaya devam et

Başbuğ iddianamesi kabul edildi

Başbuğ iddianamesi kabul edildi

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ hakkında hazırlanan iddianamede, Başbuğ’un halen devam eden internet andıcı davası sanıkları ve dosyada mevcut deliller ile fiili ve hukuki irtibatının olduğunun anlatıldı. İddianemede Başbuğ hakkında ağır ithamlar da yer aldı. İddianamede Başbuğ için, “Şüphelinin Ergenekon silahlı terör örgütünün bu kurum içerisindeki yapılanmasının üst düzey yöneticilerinden olduğu anlaşılmıştır.” denildi

“PSİKOLOJİK FAALİYET UYGULANMIŞTIR”

Ergenekon silahlı terör örgütünün devletin birçok kurumuna sızdığına vurgu yapılan iddianamede, “Örgüt hakkında soruşturma devam ettiği esnada elde edilen deliller, TSK içerisine sızan ve üst düzey görevlere kadar ilerleme imkanı bulan ve birlikte hareket eden örgüt mensuplarının, devletin imkan ve kabiliyetlerini kullanarak kurulan internet siteleri üzerinden hükümete ve millete yönelik psikolojik harekat faaliyetleri uygulandığını göstermiştir” denildi.

“BAŞBUĞ, TSK İÇİNE SIZMIŞ ÜST DÜZEY ERGENEKON ÜYESİ”

Şüpheli Başbuğ’un halen devam eden internet andıcı davası sanıkları ve dosyada mevcut deliller ile fiili ve hukuki irtibatının olduğunun anlatıldığı iddianamede, “Şüphelinin Ergenekon silahlı terör örgütünün bu kurum içerisindeki yapılanmasının üst düzey yöneticilerinden olduğu anlaşılmıştır” görüşü savunuldu.

“İRTİCA İLE MÜCADELE PLANI BİLGİSİ DAHİLİNDE HAZIRLANDI”

İddianamede internet andıcı davası sanıklarından emekli Orgeneral Hasan Iğsız ile Başbuğ arasında “örgütsel hiyerarşi” olduğu belirtilerek şu bilgiler yer aldı. “12 Haziran 2009′da İrtica ile Mücadele Eylem Planı deşifre olduğunda, İlker Başbuğ yurtdışındaydı. Genelkurmay Başkanlığı’na dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner vekalet ediyordu. İrtica ile Mücadele Eylem Planı ile ilgili soruşturma açılıp açılmaması noktasında dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Hasan Iğsız’ın Genelkurmay Başkan vekili Işık Koşaner’den değil yurtdışındaki İlker Başbuğ’u telefonla arayarak ondan emir aldığı ve sonrasında konu ile ilgili soruşturma açıldığı anlaşılmıştır. Genelkurmay Başkanı’nın yasal temsilcisi Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner’den doğrudan emir alarak soruşturma açabilecekken dönemin Hasan Iğsız’ın yurtdışında bulunan İlker Başbuğ’u arayarak onay alması ve bu yolla resmi hiyerarşi dışında hareket etmesi, askeri hiyerarşi dışında örgütsel hiyerarşinin bir göstergesidir. Yine bu durum karargahta yürütülen tüm benzer faaliyetlerin İlker Başbuğ’un kontrolünde gerçekleştiğini de göstermektedir. İrticayla Mücadele Eylem Planının taslak halinde İlker Başbuğ’a sunulduktan sonra şüphelinin bilgisi dahilinde ve sanık Hasan Iğsız’ın kontrolünde Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı anlaşılmıştır.”

“SİTELERİ SUÇTAN KURTULMAK İÇİN KAPATTIRDI”

Başbuğ’un, andıcın kendisine arz edildiği noktasındaki sanık beyanlarını kabul etmemesinin ve ısrarla andıcın kendisine sunulmadığını belirtmesinin de suçtan kurtulma amacına yönelik olduğu belirtilen iddianamede, “Başbuğ’un göreve geldiği dönemde imkanı ve yetkisi olmasına rağmen bu site içerikleri ile ilgili soruşturma yürütme ve bu içerikleri yayından kaldırma gibi bir gayretinin olmadığı, sitelerin deşifre olmasından sonra suçtan kurtulma saikiyle sitelerin kapatılması emrini verdiği anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

RESMİ KİMLİĞİNİ İNANDIRICILIK İÇİN KULLANDI

İddianamede Başbuğ’un yürütülen soruşturmaları ve soruşturma delillerini kara propaganda yöntemiyle itibarsızlaştırmayı, soruşturmayı ve kovuşturmayı yürüten adli birimleri baskı altına almayı, sindirmeyi ve yıldırmayı amaçladığı belirtildi. Başbuğ’un soruşturmalara yönelik yaptığı açıklamaların, örgüt stratejileri doğrultusunda yapılmış dezenformasyon faaliyeti olduğu ve şüphelinin resmi kimliğini de inandırıcılık noktasında kullandığının belirtildiği iddianamede, internet andıcı davası sanıklarının İlker Başbuğ’un liderliğinde örgütlendiğine dikkat çekildi.

Okumaya devam et